Erdoğan doğalgaz krizini de çözebilir

Rusya ile Ukrayna arasında Türkiye’nin arabuluculuğunda imzalanan anlaşmanın ardından tahıl koridoru açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın girişimleri ve Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda İstanbul’da varılan anlaşmaya göre, Odessa bölgesindeki üç Ukrayna limanından tahıl ihracatı için Karadeniz’de bir koridor açılması kararlaştırıldı. Anlaşma ile 20 milyon ila 25 milyon ton tahıl ihracatı yapılması bekleniyor.

Bu gelişme sadece piyasalarda artan tahıl fiyatlarının dengelenmesi anlamına gelmiyor. Çünkü özellikle Afrika ülkeleri gibi yoksul ülkelerde ölümün eşiğine gelen milyonlarca aç insanın temel gıdası tahıldır. Anlaşma sayesinde birçok insanın hayatının kurtulduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ukrayna-Rus savaşının başlangıcından bu yana ABD öncülüğünde Moskova’ya uygulanan ambargoların nasıl geri teptiğini ve Batı’yı nasıl vurduğunu hayretle izlemiyor musunuz?

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Rusya’yı köşeye sıkıştırmak için yaptığı her adımın ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bir jestle dünya kamuoyunun karşısına çıkıyor. Batı medeniyeti Kuğu Gölü balesini yasaklamak gibi aptalca şeylerle uğraşırken, savaşın yoksullara tahıl akışını kesmemesi için “fedakarlık” ile puanlar alıyor.

Tahıl krizi kısmen aşılmış olsa da, sırada doğal gaz darboğazı var. Moskova, onarım için Kanada’ya bir türbin gönderildiğini öne sürerek, Haziran ayında AB ülkelerine gaz sevkiyatını %40 azaltmıştı. Rus Gazprom tarafından geçen gün yapılan açıklamada, Kuzey Akım’dan yapılan gaz sevkiyatının “bakım nedeniyle” 67 milyon tondan 33 milyon tona düşeceği açıklandı.

Kararın “siyasi” olduğunu söyleyen ve gazının yüzde 40’ını Rusya’dan alan AB panik içinde. AB üye ülkelerinden de doğal gaz kullanımlarını %15 oranında azaltmaları isteniyor.

Yunanistan ve Çek Cumhuriyeti şimdiden kemer sıkma önlemlerine karşı seslerini yükselttiler. “Mümkün değil” diyorlar.

Ancak Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un “Almanya olarak Ukrayna’ya doğalgaz alamadığımız için hiçbir şekilde destek olamayız, çünkü o zaman halk ayaklanmalarıyla meşgul oluruz!” dediği gibi sorun ciddi.

Ukrayna’dan sonra AB’yi Rusya’ya karşı kışkırtan ve bumerang gibi dönecek ambargolara ikna eden Biden yönetimi, görmezden gelmeye devam ediyor. Aslında Washington’un yapabileceği pek bir şey yok. 11 Temmuz 2018’de dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile Baltık Denizi’nde doğalgaz boru hattı için anlaşma yaptıktan sonra, “Almanya Rusya’ya enerji için yüksek miktarda enerji ödüyor. Bu nedenle Almanya tutsağıdır. Rusya!”. Moskova daha sonra Trump’ın açıklamasının paranoyak olduğunu söyleyerek, “Ona inanmayın! Trump kendi kaya gazını AB’ye satmak için bir senaryo yazıyor” dedi.

Çözüm ve maddi gerekçelerle Trump’ın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalat terminali inşa etme baskısını reddeden Almanya, “Almanya ne Rusya’nın ne de ABD’nin esiri” diyerek tepki gösterdi.

Alman ve AB yetkililerinin bile Trump’ın uyarısını ve önerisini o zaman komik bulup güldüğünü hatırlıyorum… Muhtemelen şimdi şaka onlara yapılıyor ve Trump onlara gülüyor.

Ancak yaklaşan kış öncesi krize siyasi bir çözüm bulunabilir mi?

Kim bilir? Belki Ukrayna krizinin başından beri taraf olmak yerine denge politikası izleyen ve böylelikle tahıl koridoruna aracılık eden Erdoğan yeniden devreye girecek. Onun dışında bu rolü üstlenecek pozisyonda başka bir lider yok.

Günlük Sabah Bülteni

Türkiye’de, bölgesinde ve dünyada neler olup bittiğini takip edin.

BENİ KAYDET

İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz. Kaydolarak Kullanım Koşullarımızı ve Gizlilik Politikamızı kabul etmiş olursunuz. Bu site reCAPTCHA tarafından korunmaktadır ve Google Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.